|
|
#1 (permalink) | ||
![]() Üyelik tarihi: 28-09-2007
Nerden: Sa-na-ne Hafıza Kaybı Yaşıyorum...
Mesajlar: 117,995
Ruh Hali:
Üye Numarası: 330
REP Gücü : 122
REP Puanı : 275
REP Seviyesi :
![]() ![]() ![]() |
ZAMANIN HAKİKATİ;
ZAMANI ENERJİ OLARAK HİSSEDEBİLMEK... Değerli Dostlarımız; Merkez Bilgi Alanı Vakfı olarak kendimize kardeş gördüğümüz bir vazife alanı olan Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi'ne, bu kıymetli hizmeti hayata geçirmesinden dolayı tebriklerimizi, şükranlarımızı sunmak istiyorum... Küçük de olsa bu vazife çorbasında da vakfımızın tuzunun bulunması, bizlere ayrıca sevinç ve mutluluk getirmiştir... Hayat içerisinde sürekli kullandığımız Zaman sözcüğü ve Zaman kavramı acaba nedir..? "Zamanım yok deriz... Zamana ihtiyacım var deriz... Zaman yetmez deriz...Şimdi tam zamanı veya zamanı değil deriz..." Buna benzer şekillerde dile getirdiğimiz Zaman hakkındaki anlayışımız nedir...? Kullandığımız bu Zaman kavramı, acaba Zaman'ın Hakikatini mi ifade ediyor..? Yoksa ne olduğu hakkında hiçbir fikrimizin ve de bilgimizin olmadığı bir şeyin, birim miktarından veya ölçü birimlerinden mi söz ediyoruz...? Sevgili Dostlar, Yaratılmış olan ne varsa dönüyor... Dönmeyen hiçbir şey yok. Makro kozmos, Astrofizik âlem dönüyor. Mikro kozmos, Atom âlemi dönüyor... Duran hiçbir şey yok... Dönüşünü bize belli etse de dönüyor, etmese de dönüyor... Kaotik dönüyor. Lineer dönüyor... Periyodik dönüyor... Girdaplar oluşuyor, geçişler oluşuyor. Vakumlar oluşuyor, itmeler oluşuyor... Dünya, kendi etrafında dönüyor, güneşin etrafında dönüyor... Ay, dünyanın etrafında dönüyor, güneşin etrafında dönüyor... Elektron, bir enerji sahası şeklinde atom çekirdeğinin, protonun etrafında dönüyor. Bilim bunları ölçüyor beş duyusu ve onun güçlendirilmiş teknik imkânlarıyla. Salise, saniye, dakika, saat, gün, ay, yıl, asır, siklus vs. diyor. Quars kristalinin atom altı ritminden, güneş yörüngesindeki dönüşlerin ritimlerine kadar her imkânı beşeriyetin hizmetine sunuyor... İşte, ne olduğunu bilmediğimiz Zaman'ın ölçümleri bunlar. Bizler, bu ölçü birimlerine Zaman diyoruz. Oysa ki; Vakit demek en doğrusu... Ama ölçülen şey hakkında ne biliyoruz. Yani Zamanın Hakikati hakkında... Zaman Kozmik bir Enerjidir. Yaratan Enerji, Zaman Enerjisidir. Sahip olduğu yaratma kabiliyeti, yaratılmış olanın her zerresine nüfuz etme özelliğinden dolayı, kendisinde mevcuttur. Dolayısıyla, Zaman Enerjisini ihtiva etmeyen, hiçbir oluş, hiçbir varlık yoktur. Oluşların, oluşum haline gelebilmeleri için, mutlak surette bu enerjinin mevcudiyeti gerekmektedir. Zaman, sürekli yeni oluşumlar peşindedir. Var eden, şekil veren ve devamlı devam ettiren, sonsuzluk anlayışını ifade eden de bu enerjidir. Ruha ait olanın da aslı, Zaman Enerjisidir.Yaratan Enerji... Zaman Enerjisi yani Yaratan Enerji, "Her şeyin, birbirinin devamı olarak ve birbirinin özelliğini taşıyarak kendisinden sonrakini meydana getirirken, öncekileri ve sonrakileri de ifadeten orada bulunmasını temin eder..." Bizler, var edenin Zaman Enerjisi olduğunu bilerek meseleye bakarsak eğer, hiçbir şeyin Zaman Enerjisinden ayrı olmadığını ve kendimiz ile bütünleştiğini görürüz. Bizlerin varması gereken en ileri bilinç düzeyi, Zamanın Enerji olarak idrakidir... Önce, Zaman Enerjisi'nin varlığını iyice hissetmeye çalışmalıyız... Bu Enerjiyi bir körük gibi kullanabilmek mümkündür. Gerektiğinde sıkıştırıp, gerektiğinde açabilmek. Önce mantal olarak bunu hissetmemiz gerekir. Zaman Enerjisi üzerinde mantal olarak sağlanan kontrol neticesinde, olayın bedensel açıdan da yaşanmaması için hiçbir sebep yoktur. Zaten bu işlemin küçük bir bölümünü, yoğun zaman ile seyreltik zaman enerjileri arasında gidip gelerek, günlük hayatımızda fark etmeden gerçekleştirmekteyiz... Zaman Enerjisi, bizim hafıza ortamımızdır. Kendisi bütün Kainat Bilgisini bünyesinde taşır. Yaradılışın ilk yayılımı onunla başlamış, toparlanma da onunla olacaktır. Hayat içerisinde de alacağımız en büyük yardım bu Enerjiden olacaktır. Eğer onun hakiki hüviyetini, mahiyetini fark edebilirsek... İşte böylesine bir Zaman Enerjisinin bizlerle teması yani beşer şuur alanlarımızla teması, çok yoğun ruhi katmanlardan süzülerek gerçekleşmektedir. Ve bulunduğumuz dünya fizik kesafetindeki gidişatı ise; esas ana çerçeveye bağlı kalmak üzere, bizlerin gidişatına paralel bir tarz arz etmektedir. Zaman Enerjisi, şuur sahaları içerisindeki faaliyetinde, bizim algıladığımızdan daha değişik bir nizam takip eder. Yani esneticidir, açıcıdır, sevk edicidir. Şuurlu bir şekilde aldığı etkilere tepkiler verir ve etkileşimlere girer... Etkileşimleri, bildiğimiz tarzda sevk etme, esnetme ve açmaktır. Zaman Enerjisi, taleplere harfiyen en uygun tepkiyi verir. Eğer Zaman Enerjisinin mahiyeti hakkında bu doğrultuda tefekkürler yapabilirsek, çok büyük bilinç açıklıkları elde edebiliriz. Zaman Enerjisinin dünya fizik alanı ile birlikteliği; bir üst boyuttan bir alt boyuta Burulma tarzındaki geçişler şeklindedir. Zira dünya madde âleminin tatbikat sahalarının zeminleri bu tarza uygundur. Dünya tatbikat sahasının icabı bu husus, fizik planın dualite imkânını oluşturmaktadır...Burulan Zaman Enerjisi, illüzyonun baş müsebbibidir... Zaman Enerjisinin de vazifesi, bir basınç tesiri yaratabilmektir. Enerji, üzerimize daima bir basınçla gelmektedir. Geçmiş (dün), Şimdi (an), Gelecek (yarın) dediğimiz bu üç birbirini takip eden durum içerisinde, daimi bir şekilde bu üçlü basıncı hissetmekteyiz. Bulunduğumuz dünya fizik planı, Dün'ü (geçmiş), Bugün'ü (şimdi) ve Yarın'ı (gelecek) olan bir zaman dilimidir... Dün'ün pusu (geçmiş hatıralar), Bugün'ün hakikati (şimdi / an) ve Yarın'ın pırıltısı (gelecek hayaller)... Bugün'e ne pus, ne de pırıltı bulaştırılmamalıdır. Bugün, yalın ve net olmalıdır. Dün yani geçmişteki puslu hatıralarımız, bugün'ü yani şimdi'yi (an) bulandırır. Yarın yani geleceğin pırıltılı hayalleri, şimdi'ye (an) riya katar. Bugün yani şimdi (an), en canlı, en yaşayandır. Yaşanan her gün yani şimdi (an) tek ve bizimdir. Orada farkındalık, orada yaradanla irtibat, orada idrak ve şuur vardır. Bütün varidat an içindedir, kılavuzumuz o an'da mevcuttur. Varlığın yaradan ile ilişkisi an içerisindedir. Oysa ki; bizler, o'nu yaymak hevesindeyiz. Fizik plan şuurumuzla çeşitlemekte ve sınıflara bölmekteyiz... Zihnimiz geçmişteki bir hatıramızla meşgul ise; nasıl şimdinin (an) farkında olabiliriz..? Zihnimiz geleceğin pırıltılı hayalleri ile meşgul ise; nasıl şimdiyi (an) anlayabiliriz..? Nasıl doğru ilişki kurabiliriz..? Nasıl birbirimizi doğru anlayabiliriz..? İlişkilerimizi bulandıran ve onlara riya katan, geçmiş ve gelecekle ilişkili zihni faaliyetlerimizdir... An, daima kendini ileriye doğru yönlendiren bir imajinasyon merkezidir. Hareket, bu merkezden kaynaklanarak hiç durmadan ilerler. An, Zaman'ın Enerji olarak hissedildiği bir farkındalık halidir... An, bir salise olabildiği gibi, saat olur, gün olur, yıl olur, bir ömür olur... Geçmiş'te olmuş olanı affetmemiz ve idrak etmemiz, şimdi'de olmakta olanı fark etmemiz ve gelecek'te olacak olana teslim olmamız şarttır... Olmuş olanın idraki, olmakta olanın farkındalığı ve olacak olanın teslimiyetiyle her şey kabulümüz. Tüm Zaman'ınız An'a dönüşsün.. Sevginiz, önce kendi üzerinizden, sonra çevrenizdekilerin üzerinden hiç eksilmesin...
|
||
|
|
|
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
| Forum Teknik Bilgileri | Tasarım Bilgileri |
| Amblem ve Forum Şarkısı Turkiye-Forum.Org'a ait olup Tasarımı:SWORDX'e aittir. Alıntı yapmak izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır. |